HomeDosyaDünya Trudeau’ya bayılıyor, peki ya Kanadalılar?

Dünya Trudeau’ya bayılıyor, peki ya Kanadalılar?

Kadınların gözdesi, çekici, hep en doğru sözleri söylüyor, planking yapması bile olay yaratıyor. Genelde metalaştırılsa da ‘Keşke bizim Başbakanımız olsaydı’ onunla ilgili en sık duyduğumuz düşünce. Ancak kendi ülkesinde durum biraz daha farklı. Kanada Başbakanı Trudeau vaatlerini tutmadığı gerekçesiyle eleştirilerin odak noktasında. Koltuğu da güvende gözükmüyor. 

Kanada Başbakanı Justin Trudeau uzunca bir süredir her gün haberlerde karşımıza çıkmaya başlayan kişilerden biri haline geldi. Politika haberlerinden ziyade, yakışıklılığı ve karakteriyle gündemimizi doldurmasından mütevellit, başkan olduğu sürece kadarki hayatı, başkan olduktan sonra yaptıkları ve 2019 seçimlerindeki gidişatı üzerine kısa bir araştırma yaptık.
Kendini feminist olarak tanımlayan Trudeau, başbakan olduktan sonra ilk olarak kadın erkek eşitliğini göz önünde bulundurarak 30 üyeden 15’inin kadın olduğu bir kabine atadı. Seçim sonrası yayınladığı beyanında “Bütün Kanadalıların başbakanı olacağım” diyen Trudeau, kendilerini ekonomiyi güçlendirmeye adadıklarını ve orta sınıf çalışanlarının refahı için çalışacaklarını bildirdi. Bunun yanı sıra, devlet yönetiminde açıklık ve şeffaflığın çok önemli olduğunu ve hükümete güvenin yeniden teşkili için çok çalışacaklarını da ifade etti. Bunlar haricinde, seçim kampanyaları sürecinde, marihuananın yasallaşmasını sağlayacağını ve seçim sisteminde reforma gideceğini de söyledi. ve başkanlığı süresinde bu konular tekrar tekrar gündeme geldi. Göç politikaları ve dış politika da Trudeau’nun ve Kanada halkının sürekli gündeminde olan meselelerden bazıları.

Peki Trudeau ile ilgili hiç mi sorunları yok bu Kanadalıların? Elbette var, işte bazıları:

İnfografikte bahsedilen sorunların yanı sıra, Trudeau döneminin en tartışmalı konularından biri göçmenlik meselesi. Mülteci sayısındaki artış ulusal güvenlik konusudaki endişeleri artırırken, Trudeau’nun radikal islam konusundaki yaklaşımları ve söylemleri de toplumun bazı kesimleri tarafından naif bulunuyor. Özellikle mahkum edilmiş suçluları kapsayan ve onları Kanada vatandaşı saymaya yönelik olan tasarı, cihatçıları da içerdiği için büyük tepki toplamakta.

Peki bu şartlar altında bir sonraki seçimde Trudeau yeniden başkan olmayı başarabilecek mi derseniz, bunu tahmin etmek oldukça güç. Bunun sebeplerinden biri, geçen seçimden ikinci ve üçüncü olarak çıkan Muhafazakar Parti ve Yeni Demokrasi Partisi’nin adaylarının henüz belli olmaması. Yeni Demokrasi Partisi’nin geçen seçimdeki adayı olan Thomas Mulcair aday olmayacağını kesin olarak anons ettiği halde, yerine kimin geçeceği Ekim ayında belli olacak. Liberal Parti’nin en büyük rakibi olan Muhafazakar Parti ise şu an Rosa Harper liderliğinde olsa da Mayıs ayında yapılacak olan seçimden sonra Trudeau’nun rakibi netleşecek. Şu anki anket havuzlarında Liberal Parti seçimi önde götürüyor görünmesine rağmen, Kasım 2015’ten Mart 2017’ye kadarki süreçte oylarda düşüş olduğu oldukça belirgin.

Bunlarla birlikte, Trudeau’nun Liberal Parti üyelerine fon ve bağışlar konusunda attığı mailde, sandığa gitmekte çekincelerinin yenilgiye sebep olabileceğine yönelik uyarıları ve korkusu da Kanada basınında oldukça yer bulan haberlerden biriydi. Şimdilik belirsizliklerin fazla olmasının ve kampanyaların yoğunlaşmamış olması liberallerin iyiliğine gibi görünse de önümüzdeki iki yıllık süreç dünya basının gözdesi Trudeau’nun ya da en azından Liberal Parti’nin seçimi kaybetmesi ile sonuçlanabilir gibi duruyor.

Comments

comments

Yorum yok

Sorry, the comment form is closed at this time.