HomeKampüsHülya Koçyiğit: Sinemanın son starı benim

Hülya Koçyiğit: Sinemanın son starı benim

 

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ali Özgentürk’ün Hülya Koçyiğit ile söyleşisi geçtiğimiz günlerde Cibali Salonu’nda gerçekleşti. Söyleşide Hülya Koçyiğit anılarından ve filmlerinden bahsetti, öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

Ankara Devlet Konservatuarı’nda tiyatro eğitimi almış olan Hülya Koçyiğit, sözlerine eğitimli bir oyuncu olmanın avantajlarını anlatarak başladı:

“Tiyatro eğitimi almaktaydım. Tiyatro sinemaya nazaran teknik olarak biraz daha farklılık gösteriyor. Bir tiyatro oyununda en arka sıradaki izleyenin de en ön sıradaki izleyen gibi hissetmesini sağlamak lazım. Oyuncunun mimik ve jestleri çok etkili olmalı. Fakat sinemada böyle bir şey yok. Objektifler ve tekniklerle bunu halledebiliyorsunuz. İlk filmimde bunları öğrenmem biraz zamanımı aldı. Tiyatroya elbette çok büyük saygım var ama sinema dilinin çok daha etkili olduğu fark ettim. O nedenle sinemaya devam ettim.”

‘Seslendirme mücadelesi verdim’

“Eğitimli olmanın şu avantajı oldu. Diksiyon eğitimleri aldığımız için, Türkçeyi doğru konuşabiliyordum. Oyunlarda filmler sessiz çekiliyordu. Sessiz çekildiği için seslendirme sanatçıları vardı. Tecrübeli tiyatro sanatçılarından oluşan ve onlar içlerine kimseyi sokmak istemiyorlardı. Ben ciddi ciddi mücadele verdiğimi hatırlıyordum. Kendimi nasıl seslendireceğim diye düşünüyordum. İlk 10 sene kendimi seslendirmek için çırpındım. Seslendirme stüdyolarına gidip diğer rolleri seslendirerek konuşmaya başladım. ‘Başaramazsan biz yokuz’ gibi tehditler aldım fakat üstesinden geldim.”

Sinemanın son starı: Hülya Koçyiğit

Söyleşinin devamında “Starlık, sinema yoluyla oynadığı karakterlerle sevgi biriktirmek yani hayranlık veya şöhretlik değil. Sinemanın içinde yarattığı karakterlerle, oynadığı karakterlerle elde edilen bir şey star” diyen Ali Özgentürk, Koçyiğit’e “Sinemanın starı var mı?” sorusunu yönlendirdi. Koçyiğit söz konusu soruyu “Şimdi yok. Eleştirmen Burçak Evren, ‘En son star sizsiniz’ demişti. Ben de ne münasebet, benden sonra bir star olarak Müjde Ar ardından Hülya Avşar var. Bu iki kişiyi göz ardı edemeyiz dedim. Bana ‘Hülya Avşar sinemanın, filmin yarattığı bir star değil. Sinemanın son starı sizsiniz dediler. Ben hala şaşırıyorum ama sanırım gerçek” diye yanıtladı.

‘Keşke ben oynasaydım’ dediği film 

Hülya Koçyiğit’e bir öğrenci tarafından yönlendirilen “’Keşke bu filmde oynasaydım’ dediğiniz bir film var mı?” sorusuna ise Koçyiğit şöyle yanıt verdi:

“Dila Hatun’du. O da bir roman. Orhan Aksoy adlı yönetmenimiz getirdi bana o romanı. Yapım şirketimde ‘bunu hemen senaryolaştıralım çok etkilendim ben bu hikayeden’ dediler. Ben okudum romanı ve dedim ki, ‘Orhan Ağabey bizim maddi gücümüz böyle bir hikayeyi yapmaya yetmez’ Çünkü bir yakın geçmişte olsa tarih ve kostüm getiriyor. Trakya’da çekilecek. Biraz zorlanırız, yapımı karşılayamayız diye tereddüt ettim. O da alındı, gücüne gitti. Ardından başka bir firmaya teklif etti ve o firmada Türkay Şoray’la yaptı filmi ve benim bu düşündüğüm gibi değil, günümüz insanı, günümüzün hikayesi olarak anlattılar. Böyle bir pratik çözümü ben niye düşünemedim diye o zaman dertlenmiştim. Çünkü hikaye çok güzeldi. Eşini öldüren katile aşık olan bir kadının hikayesiydi. O yıllarda bana değişik gelmişti.”

“Sinemaya sadece hoş vakit geçirmek için gidilmemeli”

Bugün insanların birçoğunun sinemaya sadece deşarj olmak için gittiğini belirten Hülya Koçyiğit öğrencilere tavsiyelerde bulundu ve sinemaya sadece hoş vakit geçirmek için değil insanların düşünce dünyasını geliştirmek için gitmesi gerektiğini belirtti.

“Sinemanın görevi en çıplak ve en gerçekçi haliyle ayna tutabilmek yaşama. Günlük hayatta gözden kaçan birçok gerçeği ummadığımız bir şekilde bir başka açıdan gösterip, kendimize getirmeyi sağlamalı sinema. Sinema bugünüyle beni daha çok ilgilendiriyor. Yıllarca ulusal sinemaya yaratabilmek ve yaşatabilmek adına çok büyük özverilerle yönetmenlerimiz çaba sarf etti. Ancak bugün insanlar sinemaya sadece sözünü ettiğiniz gibi deşarj olmaya gerçeklerden uzaklaşmaya kendilerini unutmaya hoş bir zaman geçirmek için gidiyorlar. Bir hikaye izlemeye ya da onu kendi hayatıyla kıyaslama gibi düşünce dünyasını zenginleştirecek ve geliştirecek anlayışla gitmiyorlar”.

‘Sinema sizi bırakıyor’

Koçyiğit, yeni projelerle ilgili bir başka öğrenci sorusu üzerine, “Siz sinemayı bırakmıyorsunuz ama sinema sizi bırakabiliyor. Galiba öyle bir gerçek bugün söz konusu. Hep arz talep üzerine” diye konuşarak sözlerini şöyle noktaladı: “Geldiğimiz dönemde öylesine büyük bir taleple geldik ki bugün bu talebin olmadığını görünce biz de sinemanın daha başka alanlarıyla ilgilenmeye başladık”.

(Fotoğraf: Ulaş Tosun)

Comments

comments

Yazan

busealkan2@gmail.com

Kadir Has Üniversitesi, Yeni Medya Öğrencisi

Yorum yok

Sorry, the comment form is closed at this time.